17 Ekim 2008 Cuma

Yüzünün benimle ilişkisinde

Yüzünün benimle ilişkisinde
Yerle bir edilmiş bir coğrafya
Mutluluğu kaçırılmış bir çocuk
Söyleyeni ve söyleneni belirsiz birkaç kelime
Belki de bütün her şeye aykırı bir yaşam

Yüzünün benle ilişkisinde
Vakti dışarı taşmış bir gece
Koşumu adımlık
Sıcağı kutuplara terk edilmiş bir güneş


Adını düşürdüğüm hüzün
Giderken bende unuttuğun
Ölmek her gün ki huyum
Yüzünün benimle ilişkisinde

Canan Al( Nehir Amara)

Berfin Bahar -ekim sayısı 2008

4 Ekim 2008 Cumartesi

İki Kere Sevmek İki

Bir iskan sorunu bizimkisi

Konusu bakış açılarında,

Parçalanan keskin bir slogan

Bir şiirde yer edinebilecek

Birkaç ağır yük,

Kimsenin anlamayacağı ağır bir roman!

Her değişim, biraz kendimizle başlar, biraz da toplumla. Önüne atılan tohumlar, seni ortaya çıkarır nitekim. İlerleme, bu çizgide akar durur.

Bir iz takipçisidir yaşam. Gerçekten var olmayana kapısını açmaz. Biz var olmayı becerebildik mi sevgili!

Biçim, içerik kaygısından habersiz; inançlara boğuyoruz her tarafımızı. Her tarafımızda bir umut, ‘olacak, bu sefer olacak,’ demenin kaygısındayız.

Biliyorum, anlamıyorsun beni. Kısacık duraksamalarında, koca düşünceler büyüttüğünü sezinliyorum. O küçük duraksamalar, nefes almalar, yeni bir yaşamın dirilişi gibi, yada dirilişi yeniden öldürmek, diyelim. Bu iki zıt kutbun tam ortasında duruyorum, bir denge, belki de kaostan bedenle.

Sesimi, duymazlıktan geliyorsun. Görüyorum, çokça istediğim şeylerim, hiç bir şeyin oluyor. Tensel bir zevkin ardına düşüyor, gülümsemen. Kulaklarıma fısıldıyorsun: ‘ seviş benimle!’ Gözlerimin içine bakıyorsun, bir yıldızı öldürüyorum, görmüyorsun. Fırtınam delirmek üzere!

Kendi anaforumdan, ben de, bir nar bakışlı çocuk istiyorum senin gibi; fakat tutunamayacağının farkındayım onun. Bakışlarından aldıracaklar renklerini , çok sevdiğimiz rengi! Elleri zırh tutacak, güllerle dolması gerekirken. Bildiği tek oyun saklambaç olacak.


Tohum ekilir

Bir fidan dikilir gülden

Güle dönüşmeden

Toprakla karışır

Ölür, gider açmayı bilmeden.

Zorunlu bir rastlantı diyelim karşılaşmamıza. Beklide bizi birbirimize çeken içsel bir çelişkinin birleşmesiydik. Yada dosdoğruyduk, olumlu değer yargılarımız kavuşturdu bizi.

Arkasında durmak zorunda olduğumuz bir tutumumuz, daireyi tamamlamak zorunda olduğumuz bir çizgimiz vardı.

İçini doldurmak adına

Düşlerimizi akıttığımız

Tanrının planından başka

Planlarla çatıştığımız

Gizli bir tasarımın yaratımıydık bizler.


Canan Al
( Nehir Amara)


sirince damar